18 Mart

18 mart

Bu yıl 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferinin 102. nci yıldönümünü kutluyoruz. Çanakkale savaşı, deniz savaşı ve kara savaşı olarak iki merhale de gerçekleşmiştir.

İngilizler, 1.Dünya Savaşı’nın seyri içinde, artık Türkleri kesin bir yenilgiye uğratma zamanın geldiğine inandılar. Çanakkale Boğazını geçerek İstanbul’ u ele geçirmek üzere bir plan yaptılar.İngiliz ve Fransız müşterek kuvvetleriyle sadece denizden bir taarruza girişilmesine karar verdiler. 1915’in Şubat ortalarında Lİmni ve Gökçeada da üstlenilmiş bulunan donanmalarına, boğazda konuşlanmış olan Türk istihkamlarını tahrip etme ve bölgeyi mayınlardan temizleme emrini verdiler.25 Şubat günü istihkamlar susturuldu. Mayın temizleme işi bir ay kadar sürdü.

İngilizlerin bu planının başarı ile tamamlanması, harbin gidişatını etkileyecekti. Müttefik donanmasının İstanbul’a kadar sokulmasından korkuluyordu. Bu sebeple şehrin savunulması ve hükumetin Anadolu’daki bir şehre nakli için tedbirler alınmıştı. Padişah Mehmet Reşat’ın eşya kervanı bu ihtimal üzere taşınmak üzere toplanmıştı.

Ruslar için dini bir günü olan 18 Mart 1915 tarihi, özellikle taarruz günü seçilmişti. 7-8 Mart gecesi düşmanın haberi olmadan NUSRET mayın gemisi boğazı mayınladı. 18 Mart günü düşman güçlü donanmasıyla saldırıya geçti. Akıntının sürüklediği mayınlar anlı şanlı gemilerini batırdı. Bir kısmını ağır yaraladı. Donanma, bu unutulmaz günden kalan hazin bir zayiat listesiyle geri çekildi. İngilizler denizde kesin olarak yenilmişti. İşte kutladığımız zafer, bu zaferdir.

Ancak, savaş bitmemiş, yeni başlıyordu. 25 Nisan günü düşman güçleri, harp ve çıkarma gemileriyle Gelibolu ve Asya kıyılarına çıkmaya çalıştılar.Birçok yerde geri puskürtülmelerine rağmen bazı bölgelerde karaya çıkmayı başardılar. Kara savaşı çok uzun ve çetin geçti. Her iki taraf büyük kayıplar verdi. İngilizler 330.000 kayıp verdiklerini kabul etmişlerdir. 9 Ocak 1916 günü İngilizler, Gelibolu’dan kesin çekildi. Müttefikler kara savaşını da kaybetmişti.

Türk milleti uzun yıllardır zafer kazanamamıştı. O anlamda bu büyük zafer geleceğe umut vermiştir. Kurtuluş zaferimizdeki azim ve kararlılığımız ve inancımızın temelinde bu zaferin verdiği büyük moral vardır.

Türk Milleti, bu zaferleri hurafelerle değil kahramanlığı, verdiği yüzbine yakın şehitleri, gazileriyle ve tertemiz imanıyla kazanmıştır. Bu şeref büyük ekseriyetle ona aittir. Tarihi kayıtlar bunun delilidir.

Bu zaferde emeği geçen Mustafa Kemal Paşa ve diğer bütün kahraman subaylarımıza, erlerimize minnettarız .Onları hiç unutmayacağız. Saflarımızda savaşan Alman subayların varlığını da inkar etmek vefasızlık olur. Onları da saygıyla anmalıyız.

Bu vesileyle bütün şehitlerimize, gazilerimize Allah tan rahmet dilerim. Mekanları cennet olsun.