23 Nisan

23 nisan

Bugün 23 Nisan 2017, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 97.yılını kutluyoruz. Aynı zamanda bayram olarak Atatürk tarafından, göz bebeğimiz çocuklara armağan edilen bu tarihi gün, kutlu olsun.

İstanbul’da İngilizler tarafından kapatılan meclis-i mebusanın üyeleri, Mustafa Kemal tarafından Ankara’ya çağrılmıştı .Ankara’ya kaçabilen mebuslar ve Anadolu da yeniden seçilenler ile birlikte Ankara’da bir meclis oluşturulmasına karar verildi. 23 Nisan 1920 cuma günü, Hacıbayram Cami’nde kılınan cuma namazını müteakip dualarla, törenlerle meclis açıldı. 24 Nisan günü Mustafa Kemal meclis başkanlığına seçıldi. 25 Nisan tarihinde bir bildiri ile Türk Milleti milli birlik ve dayanışma içerisinde milli kurtuluş için mücadeleye davet edildi. Beyannamenin içeriği, bir ibret vesikası olduğu için, paylaşmak istiyorum.
Mustafa Kemal imzalı beyanname de bakın neler söyleniyor.

“Anadolu’nun her köşesinden vekillerinizin teşkil ettiği Büyük Millet Meclisi, olanı biteni dinleyip anladıktan sonra millete gerçekleri söylemeye lüzum gördü. İngilizler tarafından satın alınan ve milleti birbirine düşürmek maksadını güden bazı hainler sizi aldatmak için türlü türlü yalanlar söylüyorlar. İzmir vilayetinin, Antalya’nın, Adana’nın, Ayıntap, Maraş ve Urfa havalisi’nin düşmanlar tarafından işgali üzerine silaha sarılan milletdaş ve dindaşlarınızı yine size mahv ettirmek için  padişah ve halifeye isyan sözünü ortaya atıyorlar. Millet Meclisi, halife ve padişahımızı düşman tazyikinden kurtarmak, Anadolu’nun parça parça şunun bunun elinde kalmasına mani olmak, Pay- ı tahtımızı yine ana vatana bağlamak için çalışıyor. Biz vekilleriniz Cenab-ı Hakk ve Resul- Ekrem’in namına yemin ederiz ki padişah’a, halifeye isyan sözü bir yalandır. Bundan maksat vatanı müdafaa eden kuvvetleri, aldatılan müslumanların eliyle mahv etmek ve memleketi sahipsiz, müdafaasız bırakarak elde etmektir. Hind’in, Mısırın başına gelen halden, mübarek vatanımızı kurtarmak için İngiliz casuslarının sizi aldatmak üzere uydurdukları yalana inanmayın. İzmir’ini, Adana’sını, Urfa ve Maraş’ını, velhasıl vatanın düşman istilasına uğramış kısımlarını müdafaa edenleri, din ve milletlerinin şerefi için kan döken kardeşlerinizi, arkadan size vurdurmak isteyen alçakları dinlemeyin. Onları Millet Meclisinin kararı üzerine cezalandıracak olanlara yardım edin, ta ki din son yurdunu kaybetmesin. Ta ki milletimiz köle olmasın. Biz birlik oldukça düşman üzerimize gelemeyeceğini resmen ilan etti. Onun candan özlediği aramızda nifak ve şikaktır. Allah’ ın laneti düşmana yardım eden hainlerin üzerinde olsun ve rahmeti , tevfik-i halife ve padışahımızı, millet ve vatanı kurtarmak için çalışanların üzerinden eksik olmasın”

Anlaşılıyor ki, hainler o günlerde de bugünlerde olduğu gibi içimizde cirit atıyormuş. Allah’ın laneti, ülkenin birliğine beraberliğine kast eden hainlerin üzerine olsun.