Başbakan’ın Gagauzyeri ziyareti

Her ne kadar Türkiye medyası pek ilgi göstermiş olmasa da 06 Mayıs 2017 Gagauz Türkleri için tarihi bir gündü. Başbakan Binali Yıldırım, Gagauzyeri başkenti Komrat’da düzenlenen 4. Dünya Gagauzlar Kongresine katılarak soydaşlarımızla buluştu.

Başbakan Yıldırım ve Gagauzyeri Özerk Bölgesi Başkanı Irına Vlah

Yıldırım ve mevkidaşı Moldova Başbakanı Pavel Filip, Gagauz Yeri Başkanlık Komitesi önünde, Gagauz Yeri Başkanı İrina Vlah ve soydaşlar tarafından Türk bayraklarıyla karşılandı. Üçlü ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısında Yıldırım, “Gagavuzlu kardeşlerimiz, Moldova ile Türkiye arasında bir köprü oluşturuyor. Bu köprü taştan, tuğladan değil etten, kemikten ve yürekten oluşan bir köprüdür.” diye konuştu.

KARDEŞLİK VURGUSU

Başbakan Yıldırım konuşmasında 1931 ve 1944 yılları arasında Bükreş Büyükelçiliği yapmış, edebiyatçı Hamdullah Suphi Tanrıöver’i de yad etdi. Tanrıöverden alıntıladığı cümlelerle Türk tarihinden bölümler sunan Yıldırım’ın “Kardeşliğimizin kökleri tarihin derinliklerinde olduğu gibi dalları ortak geleceğimizin ufuklarındadır.” sözleri büyük alkış aldı.

“GEREKLİ DESTEKLERİ VERMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

Başbakan Yıldırım, 1992’den bu yana Türkiye’nin Gagauzyada gerçekleştirmiş olduğu faaliyetleri sıralayarak, Moldova hükümetine Gagauzyaya yapacağı her türlü yatırım için destek sözü verdi.

Yıldırım, sağlık ve eğitim alanında gerçekleşen yardımlara ilişkin bilgi vererek, bugünkü ziyarette de bazı sosyal projelerin açılışını gerçekleştireceklerini kaydetti.

Başbakan Binali Yıldırım, Gagauz Yeri Başkanı İrina Vlah, Moldova Başbakanı Pavel Filip

RUMENCE VE TÜRKÇEYE ÖNEM ÇAĞRISI

Moldova nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Rumenler ile Türkler arasında iletişim dili konumunda Rusça bulunuyor. Türk nüfus neredeyse hiç Rumence bilmezken, Moldova’da şu an tek resmi dil Rumence. Rusça Moldova hükumetince haklı olarak eğitim dili olmaktan da çıkarılmış durumda. Bu soruna da değinen Yıldırım, özellikle Türk gençlerin ülkede daha iyi yerlere gelebilmeleri için ülkenin resmi dilini öğrenmeleri gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi; “Gagavuz kardeşlerimizin ana dillerini ve ülkelerinin resmi dilleriyle birlikte öğrenmeye devam etmeleri en büyük arzumuzdur. Bugünkü görüşmelerimizde Gagavuz yerinin statüsünün, parlamentodan çıkacak kanunlarla daha da sağlamlaştırılması konusunda çok verimli bir görüş alışverişinde bulunduk.” diye konuştu.

GAGAUZLAR İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

Başbakan Yıldırım’ın Gagauz kongresine Moldova Başbakanı ile birlikte katılmış olması, Türkiye’nin Gagauzyeri’nde gerçekleştireceği faaliyetlerin Moldova hükumeti tarafından da kabul edildiğinin bir göstergesi. Aynı zamanda bu faaliyetlerin ayrılıkçı amaçlar taşımadığı konusunda Moldova hükumetinin de ikna olduğunu göstermesi açısından önemli.

TÜRKİYE TÜM TÜRKLERİN HAMİSİDİR

 

 

Bu ziyaret ve kongrede Başbakanın yaptığı açıklamalar, Türkiye’nin yıllar içinde uzaklaştığı bütün dünya Türklerinin hamisi ve koruyucusu olma misyonuna tekrar dönme yolunda küçük de olsa önemli bir adımdır.

Türk bayraklarıyla Başbakan Yıldırım’ı karşılayan soydaşlarımız

Başbakan Yıldırım, Moldova hükumetine Gagauzyeri konusunda Türkiye’nin ne kadar hassas ve ilgili olduğunu iletmiş ve yapılacak tüm yatırımlara destek olunacağını söylediği gibi TİKA aracılığıyla Türkiye’nin bizzat yatırımlar yapacağını belirtmiştir.

Türkiye’nin bu özgüvenli yaklaşımı, şüphesiz hem Moldova’yı Türklere karşı davranışları konusunda dikkatli olmaya zorlayacak hem de Gagauz Türklerine dillerini yaşatmada, kültürlerini yaşamada büyük güven verecektir.

Dilin ve kültürün yok olmasına sebep olan hükumetlerden gelen baskılar olmaya da bilir. Milli şuurunu kaybeden bir topluluk asilime olmaya mahkumdur. Gagauzlar Türkiye’nin varlığını ülkelerinde daha çok hissettikçe 300 milyonluk büyük bir milletin ferdi olma şuuruna vararak, dil ve kültürlerini muhafaza etmede daha istekli olacaklardır.

TİKA’nın gerçekleştirdiği faaliyetler sayesinde, Gagauzyeri’nde unutulmuş olan Türkçe, gençler tarafından da konuşulur hale gelmiştir.

Türkiye Devleti 1.sıraya Türkleri koyarak yürüteceği dış politika ile hem ülke içerinde milli bilinci ve Türklük şuurunu destekleyecek hem de sınır ötelerinden kendisine sadakatle bağlı gönüllü elçilere sahip olacaktır. Bu politikalara uygun her adım Türk milliyetçilerince desteklenmeli, uygulayanlar cesaretlendirilmelidir.

Bir de Anandolu Ajansı’nın haberlerde özerk bölgeden Gagauzyeri yerine Gökoğuzyeri olarak bahsetmesi gayet hoş olmuş. Buna Gagauzlar ne der bilinmez ama tarihçilerce Gagauz kelimesinin Gökoğuz’un bozulmuş hali olarak kabul edildiği malum.

Sözde “Stratejik Derinlik”lerle yok edilmiş Türk dış politikasının tekrar ayağa kalktığını görmek dileğiyle.