Bir 1 mayıs daha

birmayıs

Bugün işçi bayramı kutlandı. İşçilerin, emekçilerin, çalışanların bayramı. Bayramın gerçek sahipleri, bayramlarını bu güne kadar ağızların tadıyla hiç kutlayamadılar. Provokatörlerin hep oyununa geldiler. 1980 yılı önceleri her 1 mayıs günü ülke çapında bir korku hakim olurdu. 1977 yılında olaylar zirveye ulaştı. Taksimde sözde kutlamalarda 5 i kurşunlarla olmak üzere 39 kişi öldü.

Ben 1 mayıs kutlamalarıyla ilk kez 1965 yılında tanıştım. İlkokul 5’i okuyordum. Kırşehir’de ikiz arası diye bir bölge vardır. İçinden Kızılırmağın bir kolu olan Kılıçözü çayı geçer.B ağlık bahçeliktir. Arkadaşlarla oraya yüzmeye ve balık tutmaya giderdik. Mahallemize de yakındı. Yine bir gün yüzerken, davullu zurnalı büyük bir grup geldi. Eskiden Nafa diye bir kamu kuruluşu vardı. Sonra bu teşkilatın adı YSE oldu. O kuruluşun işçileriydi. 1 mayısı kutlamaya gelmişler. O zaman bayramın adı Bahar Bayramıydı. Okullarımız da 1 gün tatildi. Yediler ,içtiler, eğlendiler. Hiç unutmam, bize de yediklerinden ikram etmişlerdi.

Yıllar geçti. Kutlamalar siyasallaştı. Sol grupların gösteri ve fraksiyonlarının kavga gününe dönüştü. Yıl 1977 yılının 1 mayısına gelindi. Büyük hazırlık yaptılar. Bütün Türkiyeyi Taksim alanına toplamaya çalıştılar.

O tarihlerde ağabeyim, Hacettepe hastanesinde çalışıyor. Siyasi bir yanı yoktur. Ancak solcu da değildir. Hacettepe, o zamanlar her yönüyle solcuların hakimiyetinde bir üniversite. Bütün çalışanları baskıyla İstanbul’a kutlamalara götürecekler. Rahmetli ağabeyim bana, ne yapayım diye sordu? Gitmezse onu, orada bir daha yaşatmazlar. İşinden olacak. Abi git, ama fazla kalabalığa karışma dedim. Babama da haber vermedik. İstanbul’ a gitti.

1 mayıs günü bilinen olaylar oldu. Ağabeyimin gittiğinden bir benim haberim var. Telaş içindeyim. Ertesi günü Ankara’ya döndü. Solcu olmadığını anlamışlar. Dizlerinin altına bir kaç tekme yemiş. Aksak yürüyordu. Canım çok sıkılmıştı. Lanetler okudum. Şimdi öyle bakmıyorum. Türk halkının gariban gençlerini bir takım güçler amaçları doğrultusunda sola, sağa bölerek kullanmışlar.

Artık, sanayi de gelişen teknoloji, otomasyon, üretime giren robot, işçinin sanayideki önemini azalttı .Mavi yakalıların sayısı azaldı. Sol ideolojinin de dünyada zayıflamasıyla sendikalarda ağırlıklarını, güçlerini kaybettiler. İşçiler artık Dünyada meydanları dolduramıyor. Hızla gelişen bilgisayar ve İnternet teknolojisi, şimdi beyaz yakalıları da tehdit ediyor. Bakalım daha neler olacak,neler göreceğiz.