El Alameyn – Savaşın Döndüğü Yer

montgomery
Bernard Montgomery

4 Kasım 1942’de kesin müttefik zaferiyle neticelenen, 2.El Alameyn Muharebesi, Britanya’nın Almanya ile savaşında bir dönüm noktası olarak görülür. Zira bundan sonra Britanya büyük çaplı bir yenilgi daha almayacaktır.

<img class=”alignnone size-full wp-image-355″ src=”http://turkbilgi.com/wp-content/uploads/2016/11/elalameyn003.png” alt=”el-alameyn” width=”800″ height=”602″ srcset=”http://www.turkbilgi.net/wp-content/uploads/2016/11/elalameyn003.png 800w, http://www.turkbilgi.net/wp-content/uploads/2016/11/elalameyn003-300×226.png 300w, http://www.turkbilgi.net/wp-content/uploads/2016/11/elalameyn003-768×578.png 768w, http://www.turkbilgi.net/wp-content/uploads/2016/11/elalameyn003-80×60.png 80w, http://www.turkbilgi.net/wp-content/uploads/2016/11/elalameyn003-265×198.png 265w, http://www.turkbilgi.net/wp-content/uploads/2016/11/elalameyn003-696×524.png 696w, http://www.turkbilgi.net/wp-content/uploads/2016/11/elalameyn003-558×420.png 558w” sizes=”(max-width: 800px) 100vw, 800px” />

1942 Temmuz ayın gerçekleşen 1.El Alameyn Muharebesinde Mısır’a yaptığı tank hücumu durdurulan Alman General Rommel, kuvvetleri takviye edilir edilmez tekrar saldırmayı planlıyordu.

Bu sırada İngiltere Başbakanı Churchill, General Bernard Montgomery’i Mısır’da bulunan 8.Ordu’nun başına getirerek, İngiliz kuvvetlerine yeni bir komuta ekibi atamıştı.

İngilizlerin taktıkları isimle “Monty”, ilk iş, 1942 başında yaşanan yenilgilerden dolayı moral olarak çökmüş durumdaki askerleri, bundan böyle asla geri çekilme olmayacağını bildirip, Almanları takip etmek yerine dağınık durumdaki ateş güçlerini en iyi şekilde konuşlandırmaya girişti.

el-alameyn

Bu sayede 30 Ağustos akşamı Almanlar hücum ettiklerinde İngilizler geri adım atmadılar ve Almanlar 6 Eylül’de başlamış oldukları noktaya, insan, mühimmat ve en önemlisi bolca yakıt kaybetmiş olarak geri döndüler. Bu Alam Halfa Muhaberesi olarak tarihe geçmiş açık bir İngiliz zaferidir.

Alman yenilgisindeki en önemli etken, ikmal yetersizliği olarak görülür. En yakın limanlardan çok uzak noktada bulunan Almanlar, ikmal hatlarının Malta’dan hareket eden İngiliz deniz ve hava unsurlarının yoğun baskısı altından olmasından zor duruma girmişlerdi.

Yılın ilk yarısında Almanlarca yoğun bombardımana tabii tutulmuş olan Malta’daki İngiliz Üssü, bir dizi deniz muhaberesinden sonra takviye edilmiş ve İngilizlerin avantajlı duruma geçmelerinde büyük rol oynamıştır.

Alam Halfa’dan sonra Churchill, Monti’den taarruz etmesini ister. Tedbirliliği ile tanınan Monti, bu talebi, kuvvetlerini tam olarak hazırlaması gerektiğini söyleyerek geri çevirir.

8.Ordu, 23 Ekim’de taarruza geçtiğinde, Mihver kuvvetlerinin yaklaşık 2 katı tank ve topa sahipti. Mihver kuvvetlerinin çoğu ise, 2.Dünya Savaşı boyunca hemen her cephede başarısızlık örnekleri göstermiş İtalyan askerlerinden oluşuyordu.

Rommel, özellikle cephenin kuzey bölümünde mayınları ve bubi tuzaklarını çok yoğun bir şekilde kullanarak, aşılması zor bir mevzi oluşturdu. Almanlar buna Şeytan Bahçesi diyorlardı. Monti ise çok muharebesinde daha önce görülmemiş bir şekilde tüm birliklerin birlikte çalışmasını bağlı ve Alman ve İtalyan birliklerini şaşırtma üzerine kurgulanmış bir taktikle saldırdı.

13 günlük bu muharebe 3 ayrı evrede cereyan etmişti denilebilir.

1.Evrede; Monti’nin taktiği gereği kuzeyden ilerleyen mayın imha gücü Şeytan Bahçesine girerken, cephenin güney kısmını aldatma taarruzu ile oyalayıp, Alman ve İtalyan güçlerinin kuzeye yönelmesini engellemek. Yoğun hava desteğinin de etkisiyle Almanlar kuzeyde mayınların arasında bir gedik açılmasına engel olamadılar.

erwin rommel
Erwin Rommel

2.Evrede; 500 İngiliz tankı bu delikten Almanların üzerine yürümeye başladı.Ancak İstihkamcıların açtığı delik öylesine dardı ki, yana yana bir kaç tank ancak ilerleyebiliyordu. Bütün bunlar olurken Almanya’da bulunan Rommel cepheye dönmeye çalışıyor. Yerine bakan General Georg Stumme, hava saldırısında yaşamını yitiriyordu. Komuta kademesinde bu sıkıntılar olmasına rağmen Monti’nin Tankları girdikleri delikte yoğun toz ve birbirlerine yarattıkları trafikten dolayı sıkışıp kaldılar. Ve Almanlar bu durumdan istifade ederek, ilerlemiş olan Avusturalya Tümeni’ni geri püskürttüler.

Bunlar olurken 26 Ekim günü Churchill “Savaşı kazanacak bir General bulmak gerçekten olanaksız mı?” diyordu. Durumdan cesaret alan Rommel aynı gün karşı taarruza başladı. Almanlar istedikleri hızda olmasa da ilerlemeye başlamışlardı.

3.Evre ; Almanların bu yavaş ilerleyişi yakıt tüketimini beraberinde getirdi ve Alman tankları açık arazide kalıp, İngiliz uçaklarının hedefi haline geldiler. Libya’dan gelecek Tanker’de İngliz uçaklarıyla batırılınca Rommel büsbütün benzinsiz kalma tehlikesiyle karşılaşmış ve yoğun İngiliz top ateşi karşısında kalmasına rağmen, bulunduğu yerde direnerek çok sayıda İngiliz tankını imha etmiş ve İngiliz karşı saldırısına imkan vermemiştir.

2 Kasım’da Hitlere mesaj yolluyarak geri çekilmek isteyen Rommel’e Hitler, “çekilmek yok” şeklinde karşılık verdi. 500 tankında sadece 30-40 tanesi elinde kalan Rommel ancak 4 Kasım’a kadar dayanıp, bu tarihte bütün savunma mevzilerini terk etti.

4 Kasım’da İngilizler, Alman-İtalyan hatlarını yardılar. Ancak Montgomery’nin enerjik bir takip planlanmaması sebebiyle, kalan Mihver güçlerinin çoğu kaçmayı başarıp ,Kuzey Afrika’da müttefiklere dert olmaya devam ettiler.