12 Eylül

KENAN EVREN

Bugün 12 Eylül, tam 37 yıl geçmiş.

Yaşım 26, Devlet Planlama Teşkilatı’nda çalışıyorum. İş yerim Kızılay Demirtepe’de. Olaylar kontrolden çıkmış, kimin kimi vurduğu belli değil. Kan gövdeyi götürüyor. Her gün 20-25 civarında insanımız öldürülüyor. 11 Eylül akşamı iş yerimizin kapısına ve Kızılay’a kadar her yere bombalı maketler asılmıştı. O akşam güç bela evlerimize ulaştık. O gece babaannemin yanında Ziraat Mahallesinde ki evinde kalmıştım. Nişanlıydım. Henüz evlenmemiştim.

Sabah oldu. Dışarıda askerler dolaşıyordu. Olağanüstü bir durum vardı. TV’yi açtım. Kenan Evren konuşuyordu: “Kardeş kavgasını önlemek için ordu idareye el koymuştur” diyordu. Sokağa çıkma yasağı konuldu. 4 siyasi lider gözetim altına alındı. O gün Cumaydı. Cuma kılmamıza izin verildi.

İçim de bir rahatlık hissettim. Nişanlıydım. Olaylar beni korkutuyordu. Evimizin önünde arabamızı bombalamışlardı. Ölümü ensemizde hissediyordum. Daha bir kaç gün evvel can arkadaşım Dursun İnce öldürülmüştü.

Siyasetçiler aciz kalmıştı. Demokrasiyi koruyamadılar. Ülke felaketin eşiğine gelmişti. Şehirler, mahalleler bölünmüştü. Meclis çalışmıyordu. Cumhurbaşkanı’nı bile seçemediler. Resmen orduya davetiye çıkarıldı. Ordu da geldi.

Şimdi ordu suçlanıyor. Evren tuta kaka edildi. O kara günlerin içinde olan bir genç olarak diyorum ki ;o acı günlerin baş sorumlusu siyasetçilerdi. Geriye doğru bakınca bunu daha iyi anlıyorum. O günlerde kaybettiğimiz vatan evlatları için içim acıyor, yüreği yanan annelere diyecek bir şey bulamıyorum.

Bugün 12 eylül ihtilal yapanları suçlayanların önemli kısmı o gün ihtilali alkışladılar. Gazete arşivlerine bakın. Niye geç kaldınız diye başlık attılar. İhtilal’den sonra Kenan paşa ve yönetimi çok büyük hatalar yaptılar, günahlar işlediler. O günü yöneten siyasetçiler ve askerler öbür dünyaya intikal ettiler. Orada hesapları görülecek. Bu kara günlerden ders alması gerekenler, dersler almış gibi görünmüyorlar. Türkiye daha büyük badireler atlatmaya devam ediyor.

Avni DAĞDEVİREN