Türkçüler Günü kutlu olsun

3 mayıs türkçüler günü

Bugün Türk milliyetçileri için anlamlı bir gün. Tek parti döneminde,milli şefin yönettiği bir dönemde haklı bir itirazın, Türk gençliğinin sol bir kadrolaşmaya karşı başkaldırışının yıl dönümü. Devrin Başbakanı Şükrü Saraçoğlu’nun meclis kürsüsünde Türkçülüğünü ilan ettiği bir dönemde, aslen bir mevlevi olan Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücelin solu devlet kademelerinde örgütlemesine masum bir itirazın yıl dönümü.

Ankara da talebelerin bu sebeple yaptığı nümayiş, emniyet güçlerince şiddetle önlenmişti. 165 üniversite öğrencisi tutuklanmıştı. Öldüresiye dövüldüler. Bu olaylar üzerine hükumet, tanınmış milliyetçi aydınları silahlı örgüt kurmaktan tutuklamaya başladı. İşkenceler yapıldı.Tabutluklarda yatırıldılar. Devrin savcısı Kazım ALOÇ bakın nasıl itiraf ediyor; “Biz bunları huzurunuza vatan hainleri, caniler ve katiller olarak getirdik. Bunları Pera Palas’ta yatıracak değildik. Onlar layık oldukları muameleyi görmüşlerdir. Elbette onlara her türlü işkence yapılmış, yapılacaktır”. Ne acıdır ki, Türk milliyetçileri vatan haini olarak işkenceye layık görülüyor.

Milliyetçiler yargılandı. Muhtelif hapis ve sürgün cezalarına çarptırıldılar. Verilen cezalara itiraz edildi, temyize gidildi. 31 Mart 1947 yılında bütün sanıklar beraat etti.

3 MAYIS, Türklüğün gafletten uyanışı, can düşmanlarını tanıdığı, dost sandığı hainleri ayırdığı bir gündür.

Devletler, politikaları gereği zaman zaman milliyetçi akımları el altında tutmuş, desteklemiş ve hatta kullanmıştır. Rahmetli Dündar Taşer’ın, bu konuda güzel bir sözü vardır; “Milliyetçilik şemsiye gibidir. Yağmurlu havada açılır, güneşli havada ise bir köşeye atılır”

1944 Yılında Turancılık davasının açılması, Rusya’nın baskıları ile yakından alakalıdır. Rusya karşısında tutunabilmek için Batı’dan aradığı desteği bulamayan hükumet, Alman karşıtı olduğunu göstermek için Türk milliyetçilerini harcamak istemiştir..

Bu olay vatan evlatlarının acılar çekmesine sebep olmuş, ancak bu sıkıntılar Türk milliyetçiliğini güçlendirmiştir.

Yolumuzu aydınlatan, şimdi rahmetli olmuş tüm büyüklerimizi rahmet ve şükranla anarken, onların ülküleri uğruna çektiği çileleri unutmamalıyız.

Geçmişimizden ibret alarak,bir takım istismarcıların bizleri kullanmalarına müsaade etmemeliyiz. Milliyetçiliğimiz akıl ve ilimle beraber yükselmelidir.

NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE